Meme kanseri farkındalık ayı kapsamında Acıbadem Sağlık Grubu’ndan önemli açıklamalar geldi. Uzmanlar, kadınların dikkat etmesi gereken 7 erken belirtiyi sıraladı ve erken tanının hayati önemini vurguladı.
Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak öne çıkıyor ve Türkiye’de her yıl yaklaşık 27 bin kadına tanı konuluyor. Acıbadem Sağlık Grubu, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, erken tanının hayati önemini vurgulamak amacıyla “Seven fark eder” sloganıyla yeni bir kampanya başlattı. Kampanya, bireyleri hem kendi sağlıklarını hem de sevdiklerinin sağlığını önemsemeye ve meme sağlığı konusunda farkındalıklarını artırmaya teşvik ediyor.
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, erken tanının meme kanseri tedavisindeki başarıyı doğrudan etkilediğini belirtti. Prof. Dr. Çakmakçı, “Benim hiçbir şikayetim yok” düşüncesinin erken tanı ve tedavi şansını engellediğini vurgulayarak düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti. Gelişen görüntüleme yöntemleri erken tanıyı desteklerken, fazla kilo, obezite, fiziksel aktivite azlığı, sigara, alkol ve bazı hormonal tedaviler meme kanseri riskini artıran faktörler arasında yer alıyor.
Acıbadem Ataşehir Meme Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Metin Çakmakçı, meme kanserinin yaygın belirtilerini sıralayarak önemli uyarılarda bulundu. En bilinen belirti, memede yeni fark edilen sert, düzensiz veya büyüyen bir kitledir. Ancak her kitle kanser olmadığı için, yeni bir oluşum fark edildiğinde mutlaka hekime başvurulması gerektiği belirtildi. Prof. Dr. Çakmakçı, meme kitlelerinin yaklaşık %80’inin iyi huylu olduğunu ancak %20’sinin kanser olabileceğini ekledi.
Memede şekil veya büyüklük değişikliği, özellikle kısa sürede ortaya çıkan veya belirginleşen asimetri durumları dikkatle izlenmelidir. Meme derisinde çökme, çekilme, portakal kabuğu görünümü veya kalınlaşma gibi değişiklikler kanserin işareti olabilir. Meme başının içeri doğru çekilmesi veya çevresinde yeni oluşan değişiklikler de hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Emzirme dönemi dışında memeden kendiliğinden gelen, özellikle kanlı akıntılar ihmal edilmemelidir. Meme derisinde yeni gelişen kızarıklık, pullanma, tahriş veya meme başı çevresinde geçmeyen deri değişiklikleri de kanser belirtileri arasında yer alabilir. Son olarak, koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde yeni ortaya çıkan şişlikler, özellikle açıklanamayan ve geçmeyen durumlarda meme kanseri açısından değerlendirilmelidir.
Prof. Dr. Çakmakçı, tarama ve kontrol programlarının kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. Ailede meme veya yumurtalık kanseri öyküsü olan kadınların risk değerlendirmesini erken yaptırması önem taşıyor. 40 yaş altı risk grubundaki kadınlar için doktor kontrolü ve ultrasonografi/MR, 40 yaş üstü kadınlar için ise yıllık ultrasonografi ve mamografi erken tanı şansını artırıyor. Ekim ayının mesajının sadece farkında olmak değil, aynı zamanda kendi sağlığının sorumluluğunu almak ve değişiklikleri fark ettiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurmak olduğu belirtildi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap